Yayınlar

SPORDA TAHKİM VE CAS

Dünya çapında meydana gelen gelişmeler doğrultusunda spor, kapsam alanını genişleterek adeta bir endüstri haline gelmiştir. Bu gelişim ve değişimin doğal sonucu olarak yaşanabilecek potansiyel problemlere etkili bir çözüm sağlamak adına yeni ve özel bir hukuk dalı olan “Spor Hukuku” alanının oluşmasını gerekli hale getirmiştir. Spor hukuku kapsamında hedef alınan kitle bedensel boyutu gerçekleştiren sporcular, bu sporcuların yetiştirilmesinde ve geliştirilmesinde etkili olan teknik kadro, mevcut branşların düzenlenmesinde aracı konumunda olan kişi ve kurumlar, spor faaliyetlerini düzenleyen federasyonlar ve bu faaliyetlerden doğrudan etkilenen diğer kişilerdir.

Sportif faaliyetler nedeniyle ortaya çıkabilecek muhtemel hukuki uyuşmazlıkların kısa sürede, etkili ve ekonomik olarak taraflarca ulaşılabilir şekilde çözümlenmesi esas alınmıştır. Bu amaçla tahkim yoluna gitmek uygun görülmüş ve tahkim kurulları kurulmuştur. Tahkim, ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümü için tarafların genel mahkemelerine başvurmaları yerine, bir hakem ataması veya yetkili mahkemeden veya tahkim sekretaryasından bir hakem tayin edilmesini talep edilerek bir hakem kurulunun uyuşmazlığı çözümü amaçlı görevlendirmesidir. Tahkim yolu; taraflara, çözüme ulaşma açısından bir mahkemeye kıyasla daha hızlı çözüm sağladığı gibi uyuşmazlığın daha düşük bir maliyet karşılığında gizlilik esaslarının daha belirgin olduğu koşullarda çözümlenmesine fırsat sağlayan bir yöntemdir.

Spordaki anlaşmazlıkları çözümlemek adına Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından, İsviçre’nin Lozan kentinde Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) kurulmuştur. CAS’ın Lozan dışında New York ve Sydney’de de mahkemesi bulunmaktadır. Ayrıca olimpiyatlara ev sahipliği yapan şehirlerde sürekliliği olmayan CAS (Court of Arbitration for Sport) mahkemeleri kurulmaktadır. CAS uluslararası tahkim konusunda en yetkili merciidir. İlk derece mahkemesi niteliğine sahip olmasının yanı sıra temyiz mahkemesi olma görevini de üstlenir. CAS’ın bu yetkileri hemen hemen tüm ulusal veya uluslararası federasyonlarca kabul edilmiştir.

CAS’a başvuru yapılırken sporla bağlantılı ihtilaflar için yabancılık unsuru dikkate alınmamaktadır. Ancak CAS’a başvuru yapılmadan önce spor kuruluş ve federasyonlarının kendi iç hukuk yollarının tüketilmiş olması başvurunun zorunlu ön şartıdır.

CAS’ın oluşumu ve yargılama sistemi son halini 1 Ocak 2019 da düzenlenmiş olan CAS Kodu ile almıştır. Bunun dışında kararlar hakemler tarafından da değerlendirilmektedir.

CAS’ın hakemlik ve arabuluculuk olmak üzere iki işlevi vardır. Her iki işlev de tarafların ortak iradesine bağlanmıştır. Sözleşme ve haksız fiil sebepli anlaşmazlıkları çözümleme hedeflenir. CAS kalemine, yazılı olarak başvuru sonucu bu işlevler kullanılabilmektedir. Hakemlik işlevinde; üç kişiden oluşan bir hakem heyeti ile anlaşmazlığı sonlandırmaya odaklanılır. Arabuluculuk işlevinde; tarafların seçtiği arabulucunun ortaya çıkan uyuşmazlığı tarafsız bir şekilde, dostane bir tutumla çözüm yöntemleri sunması beklenir. Bu yöntemlerde bir sonuca varıldıysa anlaşma yapılır.

CAS kararları genel anlamda mutlak ve bağlayıcıdır. Çok kısıtlı hallerde hakem kararlarına karşı temyize gidilebilmektedir. Ayrıca temyiz yoluna gidilebilmesi için tarafların bu hususu öncesinde kararlaştırmış olmaları ve uygulanabilecek tüm hukuk yollarının tüketilmiş olması şartları aranır.

Sonuç olarak; CAS, sporu baz alan her türlü anlaşmazlıkların giderilmesi amacıyla başvurulan bir kurumdur. Vereceği kararlarda tarafsızlığı ve bağımsızlığı göz önünde bulundurulur. Buna rağmen verilen kararlar birçok eleştiriye de konu olmaktadır.

İREM ELVİN CAN

KAYNAKÇA

1- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/118064 - sayfa 2

2- Türkiye Futbol Federasyonu Yayınları. KOÇAK, T.E. (2007), Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu, Ankara: Seçkin Yayınları.

3- İstanbul Spor Hukuku Dergisi. Cilt 2,Sayı 1 (2020).Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) ve Kanunilik İlkesi – Av. Oytun AZKANAR, İstanbul: Onikilevha Yayınları.